Dişeti Hastalıkları ve Tedavisi (Periodontoloji)

                                                                                                                

       Dişlerimizin sağlığı kadar, dişlerimizin etrafındaki dokuların sağlığı da çok önemlidir ve diş sağlığından ayrı   düşünülemez. Periodontoloji, dişhekimliğinin; dişi destekleyen dokularının, sağlıklı bir şekilde idamesi ve hastalıklarının tedavisi ile ilgilenen dalıdır.

 

 Periodonsiyum nedir?

         

             Dişetlerimizle beraber,dişlerimizi çevreleyen kemik ( alveol kemiği ), dişlerimizin kemik ile bağlantısını sağlayan lifler  ( periodontal ligamentler) ve bu liflerin bağlandığı dişin yüzeyindeki tabakayı da kapsayan bölgeye periodonsiyum denir.  Diş çürükleri büyük bir etken olsa da, erişkinlerde diş kaybı nedenlerinin başında, %75 ile periodonsiyum sorunları  gelir.  Periodonsiyum sorunları erken teşhis ve gerekli tedaviyle, kolay bir şekilde çözülebilir veya öngörülen daha ciddi hastalıklar kontrol altına alınabilir.

 
Gingivitis nedir?

           

               Dişeti hastalığının ilk safhası olan gingivitis, aslında en basit diş iltihabıdır. Dişleri fırçalarken görülen kanamanın sebebi genellikle gingivitistir. Tedavisi çok basit olan gingivitis, eğer tedavi edilmezse daha ileri seviye dişeti hastalıklarına  (periodontitis) dönüşebilir. Periodontitisin tedavisi ve ağız içi sağlığın hasta tarafından idame ettirilmesi hekim ve hasta için daha zordur. 

 

Periodontitis Nedir?

         Dişeti hastalığının gingivitisten sonraki safhası olan periodontitis, hastalığın dişeti ile sınırlı kalmayıp, dişin çevre dokularını (alveol kemiği, periodontal ligamentler, kök yüzeyi) etkilemesiyle başlayan şeklidir. Periodontitisin nedeni, gingivitiste de olduğu gibi, bakteri plağıdır (mikrobiyal dental plak). Bunun yanında çevresel etkenler ve hastaların sıkça şikayet ettiği genetik etkenler de hastalığın oluşmasında ve seyrinde rol oynamaktadır. Aslında çok fazla belirti veren dişeti hastalığı, çoğu zaman ağrılı seyretmediği için hastalar tarafından ihmal edilir ve birçok hasta hastalığın ileri safhalarında diş hekimine başvurur. Bu durum da tedavi şekillerini ve imkanlarını kısıtlamaktadır.

 
Dişeti hastalığının belirtileri nelerdir? 

 

              Dişeti hastalığının aslında gözle görülür çok fazla belirtisi vardır;

  

   - Fırçalama sırasında veya kendiliğinden kanayan dişetleri,
   - Kırmızı renkte ve şiş görünen hassas dişetleri,
   - Kötü ağız kokusu,
   - Kolayca dişlerden ayrılan, ödemli dişetleri,
   - Diş ve dişetleri arasında iltihabi akıntı,

    - Çiğneme sırasında ağrı oluşması,

   - Dişlerin yer değiştirmesi 

   - Dişlerde   sıcak veya soğuğa karşı duyarlılık, hassasiyet,

    

Dişeti hastalıkları nasıl tedavi edilir?  

               

             Dişeti hastalıklarını tedavi etmek için kliniğimize başvuran her bireyin, periodontal durumu muayene ve gerekirse radyografiler ile değerlendirilir ve her bireye özel tedavi planı hazırlanır.  Periodontal tedavi 3 basamak halinde incelenebilir ve bu basamakları sırasıyla şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Başlangıç tedavisi

  • Cerrahi tedavi

  • İdame tedavisi

Başlangıç tedavisinde, diş ve diş köklerinin üstündeki diştaşı-tartar gibi birikintiler ortadan kaldırılır,

Ağız içindeki, plak birikimini artırıcı etkenler minimalize edilir,

Dişlerin birbiriyle olan ilişkisi dengelenir,

       Fakat başlangıç tedavisinin ve aslında periodontal tedavinin en önemli kısmı ve temeli, ağız hijyeninin sağlanması ve idamesini hastalarımıza doğru bir şekilde öğretmektir.Ağız hijyeni eğitimini de birkaç başlık altında verebiliriz:​

  • Doğru fırçayı seçme ve fırçayı doğru ve etkili kullanma

  • Diş ipi kullanımı

  • Gereken durumlarda arayüz fırçası, köprü altı ipi kullanımları.        

Diş hekiminin bu konuların ciddiyetini hastaya aktarması, konu hakkında bilgili ve motive edici oluşu, periodontal tedavinin başarısında çok büyük rol oynar.

Bazı durumlarda, başlangıç tedavisiyle tedavi edilemeyecek daha ileri periodontal problemler varlığında, periodontolojide cerrahi tedavi yöntemlerini kullanmaktayız. Kök yüzeylerinin dişetiyle kapatılması, doğal olarak büyük veya patolojik olarak büyüyen veya şekli bozulan dişetlerinin düzeltilmesi,flap operasyonu ve implant uygulamaları bunlardan bazılarıdır.

İdame tedavisi de 6 aylık kontrollerle periodontal sağlığın kontrolü ve devamlılığının takibi, hastanın periodontal sağlığını koruması için gerekli olan bilgilerin tazelenmesi ve motivasyonunun canlandırılması, diş kök ve yüzey temizliklerinin yapılmasını içerir.

Doğru bilinen yanlışlar

 

Ülkemizde, özellikle tıbbi konularda olmak üzere çok fazla doğru bilinen yanlışlar var. Dişhekimliğinde bu konuyla ilgili en sık karşılaştığımız soruların başında diştaşları ve diştaşı temizliği hakkında olanlar geliyor. Bunlardan bazılarına net cevaplar vermek isteriz.

 

Diş temizletmek zararlı mıdır?

İşte en çok merak edilen soru. Dişlerimizi temizletmek zararlı mıdır? Diş taşlarını temizletmek zararlı mıdır? Tartarları temizletmek zararlı mıdır? Cevap ise çok net: kesinlikle hayır!

 

Bunu şu şekilde açıklayabiliriz. Diş temizliği aslında kozmetik bir işlem zannedilmesine rağmen, aslında ağız hijyenini korumaya yönelik bir tedavi biçimidir. Bu tedavi dişlerin ve çevre dokuların sağlığını bozan, temizlenmediği takdirde daha da ilerleyip periodontitis gibi ciddi dişeti hastalıklarına neden olabilecek olan dişeti hastalığını tedavi etmek amacıyla yapılan bir işlemdir. Dolayısıyla zararlı olması bir yana, eğer ağız içinde böyle bir problem varsa kesinlikle uygulanması gereken bir tedavidir.

Bir kere dişlerimi temizletince hep temizletmem mi gerekir?

 

Bu sorunun da cevabı hayır elbette. Dişlerimizi fırçalamamamız tekrar diş taşı oluşumuna ve diş taşı temizliğine ihtiyaç duymamıza neden olacaktır. Fakat düzenli ve doğru bir şekilde dişler fırçalanırsa böyle bir sorun yaşamayız. Bazı hastaların da şu şekilde yakınmaları olabiliyor; "Dişlerimi ilk kez temizletmeden önce pek bir sorunum yoktu ondan sonra çok sık diş taşı oluşmaya başladı, diş taşlarım temizlenirken dişlerimin orjinal yapısı bozuluyor mu?"

 

Bu sorunla hekimlere başvuran çok sayıda hasta var. Bunun nedenlerinden birisi şu, ilk kez diş taşları oluştuğu zaman, zaten dişimizin pürüzsüz yapısı bozuluyor, diş taşı temizliğinin nedeni aslında dişi eski yapısına getirmeyi ve taş oluşumunu kolaylaştıran ve dişeti hastalığının ilerlemesine neden olan diştaşlarını uzaklaştırmaya yöneliktir. Dolayısıyla diş taşı temizliği bozma değil, aslında bir onarma işlemi.

 

Tabi bunun ikinci bir nedeni de, doğru yapılmayan veya eksik yapılan diştaşı temizliği ve büyük çoğunlukla atlanan, ağız hijyeni eğitiminin ve motivasyonunun verilmemesi veya yanlış verilmesi de olabilir. Diş hekimin, özellikle dişeti hastalıkları alanında, hastaya uyguladığı tedavinin en önemli noktası aslında ağız hijyeni eğitimi ve motivasyonudur. Çünkü doğru ağız bakımı olmadan, sağlıklı ağız ortamının devam etmesi düşünülemez.

Dişlerimi temizlettim dişlerimin arası açıldı, dişlerim sallanmaya başladı neden?

 

Hiçbir diş hekimi, diş temizleme aletleriyle dişleri hareket ettirme gibi bir kabiliyete ya da kabiliyetsizliğe sahip değildir. Bu gibi bir durumdan yakınan hastanın ileri derecede diş ve çevre dokusuyla ilgili sorunları olabilir. Bu durum çoğunlukla, diş taşlarının dişlerle ve birbiriyle köprü oluşturacak kadar yoğun olduğu durumlarda, dişlerin kemik kaybı ve buna bağlı sallanma problemini maskelediği için, diş taşı temizliği sonrası ortaya çıkabilir.

Resimdeki kadar yoğun diştaşları olan bir ağız temizlendikten sonra, bu gibi sorunların görülmesi kuvvetle muhtemeldir.

Galeri
Randevu Alın

Şirinyalı mah. 1548. sok Bölük Emini Sitesi No:1/B Muratpaşa Antalya

 

 

 0 242 290 88 72

dt@cemcirakoglu.com

Neredeyiz?

© 2014 Dt Cem Çırakoğlu.

Sitedeki içerikler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez.